Sıklık Zarfları Frequency Adverbs

Sıklık zarfları nedir? Bir işi ne sıklıkta yada ne kadar ara ile yaptığımızı belirtmek için sıklık zarflarını kullanırız. Bazen, sık sık, ara sıra, daima, genellikle, binde bir, asla gibi ifadeler sıklık zarflarını işaret eder. İşte bu zarflara adverbs of frequency denir. Frequency Adverbs (Sıklık zarfları) genellikle simple present tense ile kullanılmasına rağmen diğer zamanlarla da kullanılabilir. Frequency adverbs konu anlatımı ve frequency adverbs örneklerini inceledikten sonra bu konuyu detaylıca öğrenmiş olacaksınız.

Sıklık zarfları nelerdir? Öncelikle en çok kullanılan sıklık zarflarına bir göz atalım.

Frequency Adverb of Frequency Turkish Example Sentence
100% always daima, her zaman I always go to bed before 11pm.
90% usually çoğunlukla I usually walk to work.
80% normally / generally genellikle I normally go to the gym.
70% often / frequently sık sık I often surf the internet.
50% sometimes bazen I sometimes forget my wife’s birthday.
30% occasionally ara sıra I occasionally eat junk food.
10% seldom / rarely nadiren I seldom read the newspaper.
5% hardly ever hemen hemen hiç I hardly ever drink alcohol.
0% never asla I never swim in the sea.

Sıklık zarflarının cümle içindeki yeri

Sıklık zarfları esas fiilden önce kullanılır.

  • Subject + adverb + main verb
  • I always remember to do my homework. (Ev ödevimi yapmayı hep hatırlıyorum.)
  • He normally gets good marks in exams. (O sınavlarda normalde iyi notlar alır.)

Cümlede “to be” fiili varsa sıklık zarfı be fiilinden sonra kullanılır.

  • Subject + to be + adverb
  • They are never pleased to see me. (Onlar beni görmekten hiç memnun değiller.)
  • She isn’t usually bad tempered. (O genelde kötü değil.)

Cümlede yardımcı fiil kullanıyorsak sıklık zarfı yardımcı fiil ile esas fiilin arasında kullanılır. (have, will, must, might, could, would, can, etc.)

  • Subject + auxiliary + adverb + main verb
  • She can sometimes beat me in a race. (Bazen beni bir yarışta yenebilir.)
  • I would hardly ever be unkind to someone. (Ben hiç kimseye kaba davranmazdım.)
  • They might never see each other again. (Bir daha asla görüşemezler.)
  • They could occasionally be heard laughing. (Bazen gülüp duyuluyor olabilirler.)

“have to” kullanılan cümlelerde sıklık zarfı “have to” dan önce yer alır.

  • We often have to wait for the bus.

Usually, normally, often, frequently, sometimes, occasionally sıklık zarfları birer cümlenin başında ya da sonunda kullanılabilir. “often” cümlenin sonunda ise genellikle “very” yada “quite” ile birlikte kullanılır.

  • Occasionally, I like to eat Thai food. (Bazen Tayland yemeği yemeyi severim.)
  • Sometimes they come and stay with us. (Bazen gelirler ve bizimle kalırlar.)
  • I play tennis frequently. (Sık sık tenis oynarım.)
  • He is not angry usually. (Genellikle kızgın değildir.)
  • I don’t talk to him often. (Onunla sık konuşmuyorum.)
  • Often he walks. (Genellikle o yürür.)
  • He walks quite often. (Çok sık yürür.)

Always, seldom, rarely, hardly, ever, never sıklık zarfları cümlenin başında yer almaz.

Hardly ever ve never sıklık zarfları pozitif cümlelerde kullanılır. Ancak kullanıldıkları cümleye negatif bir anlam verirler.

  • She hardly ever comes to my parties. (O verdiğim partilere hemen hemen hiç gelmez.)
  • They never say ‘thank you’. (Onlar asla teşekkür etmezler.)

ever sıklık zarfı soru cümlelerinde ve negatif cümlelerde kullanılır ve ever sıklık zarfı genellikle present perfect tense cümlelerinde kullanılır.

  • Have you ever been to New Zealand? (Hiç Yeni Zelanda’da bulundun mu?)
  • I haven’t ever been to Switzerland. (The same as ‘I have never been Switzerland’). (Ben hiç İsviçre’ye gitmedim. (‘İsviçre’de hiç bulunmadım’).)

Sıklık zarflarının olumsuz cümleler içindeki yeri

İngilizce sıklık zarfları olumsuz cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” dan sonra gelir.

I don’t always get up early. Ben her zaman erken kalkmam.
She doesn’t always study very hard. Her zaman çok sıkı çalışmaz.
They aren’t always late for class. Derse her zaman geç kalmıyorlar.
Suzanne doesn’t usually get involved in politics. Suzanne genelde siyasete karışmaz.
It doesn’t often snow here at Christmas. Noel’de sık sık kar yağmaz.
I don’t ever download music from the Internet. İnternetten hiç müzik indiremiyorum.
Iron supplements aren’t usually necessary for men. Demir takviyeleri genellikle erkekler için gerekli değildir.
Professor Morgan isn’t often at a loss for words. Profesör Morgan genellikle kelimeler için bir kayıp değildir.
Peter doesn’t usually get up before seven. Peter genellikle yedi yaşından önce kalkmaz.
They don’t always play tennis on Sundays. Her zaman pazar günleri tenis oynamazlar.

Dikkat: frequently, sometimes ve occasionally olumsuzluk ekinden önce gelir.

sometimes don’t want to be with people. Bazen insanlarla olmak istemiyorum.
She frequently doesn’t want to study. Sık sık okumak istemiyor.
They sometimes aren’t ready on time. Bazen zamanında hazır değiller.
She occasionally isn’t polite to the people around. Bazen etraftaki insanlara kibar değil.

Bunlara ek olarak bir işin ne sıklıkta yapıldığını aşağıdaki ifadeler ile de anlatabiliriz. Aşağıdaki sıklık zarfları genellikle cümlenin sonunda yer alır ama bu bir kural değildir çünkü bazen cümle başına de gelirler.

  • once a week ( haftada bir kere )
  • twice a day ( günde iki kere )
  • three times a month ( ayda üç kere )
  • every day ( her gün )
  • every other day ( gün aşırı ) gibi sıklık zarfları da vardır.

Aşağıda Sıklık Zarfları’nın kullanıldığı (Frequency Adverbs) cümleleri yer almaktadır. 100′ den fazla sıklık zarfı cümlesi örneği ile Frequency Adverbs konusunu daha iyi kavrayacağınızı düşünüyorum.

  • Cümlelerin Türkçe karşılıklarını düşünün.
  • Bilmediğiniz kelimeleri ve anlamlarını bir kağıda yazarak kelime çalışması yapın.
  • Soruları cevaplamaya çalışın.
  • Aşağıdaki cümlelerin tamamını pdf olarak indirin: Sıklık Zarfları Frequency Adverbs PDF

Sıklık zarfları ile ilgili örnek cümleler

The plane flies to London every Monday. Uçak her pazartesi Londra’ya uçar.
He doesn’t walk to work, he always drives. Çalışmak için yürümüyor, hep sürüyor.
Ayla dances every Saturday with her boyfriend. Ayla, her cumartesiyi erkek arkadaşıyla dans ediyor.
Veli plays computer every day. Veli her gün bilgisayar oynuyor.
Three friends go to the forest every autumn. Her sonbaharda üç arkadaş ormana gider.
The boys never tell us any funny jokes. Çocuklar bize hiç komik şakalar söylemezler.
They often arrive late. Genellikle geç gelirler.
Do we use the computer every day? Bilgisayarı hergün kullanıyor muyuz?
Selim studies English every night. Selim her gece İngilizce çalışmaktadır.
Does he always get up at seven? Her zaman yedi yaşında mı kalkar?
Osman and Aysel go to London every month. Osman ve Aysel her ay Londra’ya gider.
The supermarket closes at 0 pm every Saturday. Market her cumartesi saat 0’da kapanır.
We don’t go to the cinema every Friday. Her cuma sinemaya gitmiyoruz.
How often do you study English? Ne sıklıkta İngilizce çalışıyorsun?
The train to London leaves every two hours. Londra’ya giden tren her iki saatte bir kalkar.
My friend always helps me if I need it. İhtiyacım olursa arkadaşım bana her zaman yardım eder.
I write a poem every day . Her gün bir şiir yazarım.
We listen to music every evening. Her akşam müzik dinleriz.
How often does she go to the cinema? Sinemaya ne sıklıkla giriyor?
They use the Internet every evening. İnterneti her akşam kullanıyorlar.
We take the bus often. Sık sık otobüse bineriz.
It never rains in Delhi. Delhi’de asla yağmur yağmaz.
Does she usually go to the cinema? Genelde sinemaya gider mi?
She drinks coffee every day. Her gün kahve içiyor.
Do you usually go to the theatre? Genelde tiyatroya gider misin?
Normally our neighbour leaves the house at 8 o’clock. Normalde komşumuz evi saat 8’de terk eder.
What do they usually cook? Genelde ne pişiriyorlar?
He goes to school every day. O her gün okula gider.
I play football every day. Hergün futbol oynarım.
Do you often take the train? Sık sık trene biniyor musun?
I go to school every day. Her gün okula giderim.
He drives to work every day. Her gün işe gider.
Why does she swim every morning? Neden her sabah yüzüyor?
She swims for an hour every morning. Her sabah bir saat yüzüyor.
The earth pulls every object towards it. Dünya her nesneyi ona doğru çeker.
My father gets up at 4 o’clock every morning. Babam her sabah saat 4’te kalkıyor.
I usually stay at home on Fridays. Genelde cuma günleri evde kalırım.
His brother always washes his car on Saturdays. Kardeşi her zaman cumartesileri arabasını yıkar.
I always eat breakfast. Her zaman kahvaltı ederim.
I don’t leave work on time very often. İşi zamanında çok sık bırakmıyorum.
I do my homework every night. Her gece ödevimi yapıyorum.
Why do we always get into trouble? Neden hep belaya gireriz?
We often watch TV. Televizyon izleriz.
Does she dance often? Sık sık dans ediyor mu?
We sometimes read books. Bazen kitap okuruz.
Danny doesn’t phone his father on Sundays. Danny, babasını pazar günleri aramıyor.
Sometimes I go to work by bus. İş bazen otobüsle gidiyorum.
He watches television every morning. Her sabah televizyon izliyor.
The baby cries every night. Bebek her gece ağlıyor.
The teacher walks to school every day. Öğretmen her gün okula gider.
She takes a piano lesson every Monday. Her pazartesi piyano dersi alır.
He always speaks the truth. O her zaman gerçeği söyler.
It often rains on Sundays. Pazar günleri genellikle yağmur yağar.
They often have parties. Genellikle partiler var.
The Olympic Games take place every four years. Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir gerçekleşir.
I fly to Austria every winter. Her kış Avusturya’ya uçuyorum.
Danny phones his father on Sundays. Danny pazar günleri babasını arar.
I GO to Paris every weekend. Her hafta sonu Paris’e giderim.
Necla visits her old aunt every day. Necla her gün eski teyzesini ziyaret ediyor.
School starts at 8 o’clock on Mondays. Okul pazartesi günleri saat 8’de başlıyor.
We draw pictures every week. Her hafta resim çiziyoruz.
Does Peker go to school every day? Peker her gün okula gidiyor mu?
Ron plays basketball every Friday. Ron her cuma basketbol oynar.
She catches a cold every winter. Her kış soğuk tutuyor.
Her children play football in the garden every day. Çocukları her gün bahçede futbol oynarlar.
My friend often draws nice posters. Arkadaşım çoğu zaman güzel posterler çizer.
My mum seldom watches TV. Annem nadiren televizyon izler.
Mürsel drinks coffee every day. Mürsel her gün kahve içiyor.
We meet our uncle every week. Amcamla her hafta tanışıyoruz.
I cook almost every night. Neredeyse her gece yemek yaparım.
She doesn’t drink tea every afternoon. Her öğleden sonra çay içmez.
Do they write e-mails every day? Her gün e-posta yazıyorlar mı?
Elif does the ironing every day. Elif her gün ütü yapar.
I always drink tea in the morning. Sabahları hep çay içerim.
You go to the swimming pool every Saturday. Her cumartesi yüzme havuzuna gidiyorsun.
We always learn a lot at school. Okulda her zaman çok şey öğreniriz.
She eats noodles every Monday. Her pazartesi noodle yiyor.
Jale never wears jeans. Jale asla kot pantolon giymez.
You often go swimming. Sık sık yüzmeye gidiyorsun.
I usually wake up at early in the morning. Genelde sabah erken kalkarım.
Melek often helps her mother. Melek genellikle annesine yardım eder.
You do your homework every day. Her gün ödevini yapıyorsun.
She sings at her music lesson every Wednesday. Her Çarşamba günü müzik dersinde şarkı söylüyor.
The dog likes Neşe. She often walks him after school on Thursdays. Köpek Neşe’yi sever. Sık sık Perşembe günleri okuldan sonra yürür.
Sometimes they go shopping to a big town. Bazen büyük bir şehre alışverişe giderler.
Does he eat rice often? O sık sık pilav yer mi?
He listens to the radio every evening. Her akşam radyo dinler.
The girls always listen to pop music. Kızlar her zaman pop müzik dinlerler.
How often do I come here? Buraya ne sıklıkla gelirim?
We cook every day. Her gün yemek yapıyoruz.
How often do you play football? Ne sıklıkla futbol oynarsın?
Usually I play handball. Genellikle hentbol oynarım.
It always rains in that country. O ülkede her zaman yağmur yağar.
Does Remzi take coffee every evening? Remzi her akşam kahve içiyor mu?
She thinks about her holidays often. Tatillerini sık sık düşünüyor.
You walk to the station every day. Her gün istasyona yürüyorsun.
Do you always go to bed at eight? Her zaman sekizde yatar mısın?
We speak English very often . Çok sık İngilizce konuşuyoruz.
Does she drink coffee every day? Her gün kahve içiyor mu?
Does it often rain in England? İngiltere’de genellikle yağmur yağar mı?
Kemal plays computer every week. Kemal her hafta bilgisayar oynuyor.
Selman visits the library every Sunday. Selman her pazar günü kütüphaneyi ziyaret ediyor.
Does she meet her brother every week? Her hafta erkek kardeşi ile buluşuyor mu?
They always go to work by bus. Her zaman otobüsle işe giderler.
Lessons always finish at 3 o’clock. Dersler her zaman saat 3’te bitiyor.
Do I go out often? Sık sık dışarı çıkar mıyım?
I usually watch TV in the evening. Genelde akşam televizyon izlerim.
Do you drink tea every morning? Her sabah çay içer misin?
We listen to music regularly. Düzenli olarak müzik dinleriz.
They drink milk every morning. Her sabah süt içiyorlar.
My sister always arrives late from school. Ablam her zaman okuldan geç gelir.
They play volleyball every week. Her hafta voleybol oynuyorlar.
The principal reaches the college at 8 a.m. every day. Müdür her gün sabah 8’de üniversiteye ulaşır.
When do they usually talk to each other? Genelde ne zaman konuşurlar?
You don’t study English very often. Çok sık İngilizce çalışmıyorsun/öğrenmiyorsun.
Selma does the housework every Thursday. Selma her perşembe ev işlerini yapıyor.
I always hurry to the bus stop. Her zaman otobüs durağına acele ediyorum.
Ali ve Veli often go to restaurants. Ali ve Veli sık sık restoranlara gider.

Yorum yaparak içeriğin gelişmesine yardımcı olun

Sıklık Zarfları Frequency Adverbs” üzerine 21 yorum

  1. Hello there! This post couldn’t be written any better! Reading this post reminds me of my previous room mate! He always kept chatting about this. I will forward this write-up to him. Pretty sure he will have a good read. Thank you for sharing!

  2. Öncelikle elinize sağlık. Her nedense Frequency Adverbs en çok sıkıntı çektiğim/karıştırdığım konudur. Ona bakarken sitenizi gördüm, teşekkür etmek istedim. Bu tip, kaliteli içerik üreten sitelerin değeri zamanla daha iyi anlaşılacağına inanıyorum.
    Kolay gelsin

  3. güzel ama karışık birde yanlarına türkçe yazsaydılar iyin olurdu bazıları anlamıyor ama gayet başarılı bir çalışma

Yorum yapın